Avrupa Komisyonu’nun 2025 sonunda hayata geçirdiği ETIAS (Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi) Schengen vizesinden muaf AB dışı ülke vatandaşlarına sınır giriş-çıkışlarında izin yükümlülüğü getiriyor. Türkiye vatandaşları uygulama kapsamında değil. Ancak, göç uzmanları Schengen’de kolaylık için Altın Vize yatırımı yapanları olası zorluklar konusunda uyarıyor
“Vize muafiyetinin” çağrıştırdığı serbest hareketlilik imkânı yerini ön taramaya ve kısıtlamalara tâbi bir düzene mi bırakıyor? Avrupa Komisyonu’nun hayata geçirdiği Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) Avrupa Birliği’ne vizesiz seyahat edebilen ülke vatandaşlarının Schengen bölgesine veya Kıbrıs Rum Kesimi’ne kısa süreli girişleri için yeni şartlar öngörüyor. Buna göre, birliğin vize şartı uygulamadığı 61 ülke ile farklı statülerdeki Hong Kong, Makao ve Tayvan bölgelerinden kişilerin AB ülkelerine seyahat etmek için ETIAS’ın web sitesinden izin alması gerekecek.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu web sitesinde konuyla ilgili açıklama yayımlayarak, halihazırda vize muafiyeti olmayan Türkiye’nin bu gelişmeden etkilenmeyeceğini duyurdu. Dolayısıyla, AB ülkelerine vizesiz seyahat edebilen diplomatik pasaport ve yeşil pasaport sahipleri için de yeni bir izin yükümlülüğü yok. Bu kişiler eskiden olduğu gibi Schengen ülkelerine vizesiz seyahat edebilecek.
Aynı açıklamada, ETIAS izninin vize kategorisinde değerlendirilmemesi gerektiğinin de altı çiziliyor. Schengen Bölgesi ülkelerine girişleri izne bağlamaya yönelik bu gelişme, AB’nin bilgi teknolojilerinde yeni bir sayfa olarak da tanımlanabilecek projesi Giriş/Çıkış Sistemi’yle (EES) bağlantılı. Avrupa Komisyonu’nun 12 Ekim 2025 günü aşamalı olarak devreye soktuğu EES, Schengen Bölgesi’ne kısa süreli seyahat eden AB vatandaşı olmayan kişilerin belgeleri, biyometrik bilgileri (parmak izi, yüz tanıma sistemlerine uygun fotoğrafları), giriş-çıkış ve red işlemlerinin elektronik kayıtlarını tutuyor. Sistemin 10 Nisan 2026 tarihine kadar AB üyesi ülkelerin yanı sıra İzlanda, Lihtanştayn, Norveç ve İsviçre sınırlarını da kapsayacak şekilde tüm aşamalarının tamamlanması ve pasaport damgalarının yerini alması planlanıyor. Avrupa Komisyonu’na göre EES’le beraber sınır kontrolleri hem modern ve verimli bir yapıya kavuşacak hem de hızlanıp kolaylaşacak. Aynı zamanda Schengen Bölgesi’nin güvenliğini arttırıp düzensiz göçün önüne geçecek olması da sistemin faydaları arasında sayılıyor.
Avrupa Komisyonu kaynakları EES’in sağlayacağı düşünülen pratik kolaylıklara odaklansa da bazı uzmanlar konunun sadece bir teknik ayrıntı olmadığını, bu yeni sistemle seyahat özgürlüğüne yeni kısıtlamaların önünün açılabileceğini vurguluyor. Göçmenlik konusundaki en önemli haber kaynaklarından IMI (Investment Migration Insider) yazarı Ahmed Abbas, EES kapsamında tanımlanan ETIAS izninin AB dışı vatandaşlara getirebileceği zorluklara dikkat çekiyor. Abbas’a göre vize muafiyeti olanlar dahi Schengen Bölgesi ülkelerine eskisi kadar kolay seyahat edemeyecek. “Saint Kitts pasaportu olan bir kişi artık aklına estiği gibi Paris’e uçak bileti alamayacak, çevrimiçi başvuru yapması, yedi avroluk ücreti ödemesi ve birkaç dakikadan 30 güne kadar uzayabilen bir sürede başvurusuna onayın gelmesini bekleyecek.”
Ek olarak EES, Schengen Bölgesi’ne serbest giriş amacıyla Karayip ülkelerinde Altın Vize yatırımları yapanların da plan dışı zorluklar yaşamasına sebep olabilir. Zira bu kişiler yatırım süreçleri sonuçlanana, yani gerekli ödemeleri tamamlayana kadar ETIAS onayı alıp alamadıkları bilgisine erişemeyecekler. Abbas, ETIAS’ın Altın Vize yatırımcıları arasında ayrımcılığa yol açacağını düşünüyor: “Bu sistemle, diplomatik anlaşmazlık veya vize tecilinin olmadığı durumlarda da seçici yaptırıma yönelik bir altyapı oluşturuluyor.”
AB’nin EES’ten beklediği uygulama kolaylıklarına ise henüz vakit var gibi görünüyor. Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI Europe) 17 Aralık 2025 günü yayımladığı bildirisinde Avrupa Komisyonu ve diğer ilgili kurumlara, havalimanlarında yaşanan EES kaynaklı uygulama zorluklarıyla acilen ilgilenmeleri çağrısında bulundu. Bildiride, sistem uyarınca kapsamı genişletilen kayıtlar ve biyometrik data edinme süreçlerinin sınır kontrolünde geçen zamanı yüzde 70 oranında arttırdığı, yolcu bekleme sürelerinin yoğun dönemlerde üç saate kadar çıkabildiği belirtiliyor. ACI Europe Genel Müdürü Olivier Jankovec, henüz AB dışı ülkelerden gelen yolcuların işlemlerinin sadece yüzde 10’unun sistem kapsamında olmasına rağmen gözle görülür zorluklara yol açtığını söylüyor ve ekliyor: “Önemini çok iyi anlayıp desteklediğimiz EES’in hayata geçirilmesine yönelik taahhütümüz devam ediyor. Ancak EES, yolcular için bir kargaşaya ve havalimanlarımızda kaosa yol açan bir uygulamaya dönüşmemeli.”


