Yatırım yoluyla vatandaşlık programı sunan ülkeler dünyadaki gelişmelerden azade değil. Sınırların bir yandan esneyip diğer yandan sertleştiği bir dönemde bu ülkeler de göç yatırımı odaklı programlarını sürekli güncellemek durumunda kalıyor. Karayipler başta olmak üzere ‘ikinci pasaport’ alanının öne çıkan bölgelerindeki vatandaşlık programlarından gelişmeleri aktarıyoruz
Saint Kitts ve Nevis:
- “İkinci pasaport” alanının öncülerinden Saint Kitts ve Nevis 1984’te yürürlüğe koyduğu yatırım yoluyla vatandaşlık programıyla Karayipler’de bu imkânı sunan ilk ülke oldu.
- İlk döneminde, vatandaşlık bazlı vergilendirme sistemi nedeniyle ikinci pasaport arayışında olan ABD vatandaşlarının ilgisini çeken program, zaman içinde küresel ölçekte en bilinen yatırım göçü seçeneklerinden birine dönüştü. Danışmanlık kaynakları, uzun geçmişi sayesinde programın sektörde belirli bir kurumsal ağırlık kazandığını belirtiyor.
- Saint Kitts ve Nevis, yatırım sürecinde hem gayrimenkul hem de bağış seçeneklerini sunuyor. Danışmanlık kaynaklarına göre gayrimenkul seçeneği bazı yatırımcılar açısından daha avantajlı görülüyor. Zira alınan mülk zaman içinde değer kaybetse bile satış veya kira geliri sayesinde ana paranın bir kısmını geri almak mümkün. Bağış seçeneğinde ise böyle bir olanak yok. Ayrıca ülkede yaklaşık 800.000 ABD doları seviyesinde arsalı villa seçeneklerinin bulunması da bazı yatırımcıları gayrimenkul alternatifine yönlendiriyor.
Saint Lucia
- Saint Lucia’nın yatırım yoluyla vatandaşlık programına başvuru için güncel asgari bağış tutarı 240.000 ABD doları olarak belirlendi. Önceki yıllarda 100.000 ABD dolarından başlayan seçeneklerin yer aldığı programdaki bu maliyet artışının arkasında, Karayip ülkelerinin 2024’te imzaladığı Mutabakat Zaptı (MoU) bulunuyor. Söz konusu anlaşmayla bölge ülkeleri arasındaki fiyat rekabetinin sınırlandırılması ve ortak bir taban oluşturulması hedeflenmiş, bu doğrultuda asgari yatırım tutarı 240.000 ABD doları seviyesinde sabitlenmişti.
- Programda devlet tahvili seçeneği de sunuluyor. Bu alternatifi tercih eden yatırımcıların 300.000 ABD doları tutarında devlet tahvili satın alması gerekiyor. Bağışın aksine geri alınabilir bir yatırım türü olan bu tahviller, devletin belirlediği bir süre boyunca (genelde beş yıl) elde tutuluyor ve sonrasında satılarak ana para geri alınabiliyor. Ancak danışmanlık kaynakları, bu noktada ülkenin finansal risklerin de dikkate alınmasını öneriyor. Ayrıca Saint Lucia devletinin tahsil ettiği ücretlerle yaklaşık 70.000 ABD doları tutarında bir ek maliyet oluşabiliyor.
Grenada
- Yabancı yatırımcılara ikinci pasaport seçeneği sunan bir diğer Karayip ülkesi Grenada, Rusya ve Çin’le tarihî ilişkileri sayesinde avantajlı bir konuma sahip. Grenada pasaportu olanlar, yatırım karşılığı vatandaşlık programı yürürlüğe konmadan önce de bu ülkelere vizesiz giriş hakkına sahipti. Dolayısıyla, Grenada’daki yatırım programları Çin ve Rusya’ya sık sık seyahat eden ya da işlerinin önemli bir kısmını bu pazarlarda yürüten kişiler için ideal seçenekler arasında gösteriliyor.
- Programa başvuru için güncel asgari bağış tutarı 235.000 ABD doları olarak belirlendi.
- Lüks otel ve mesire yerleri ağırlıklı hükümet onaylı projelerde gayrimenkul yatırımlarıyla vatandaşlığa başvurma imkânı da var. Bağışa göre daha yüksek bir maliyeti olsa da bu seçeneği tercih edenler yatırım için aldıkları mülkü belirli bir süre (genelde beş ila yedi yıl) sonra satarak ana paralarının bir kısmını geri alabilirler.
Antigua ve Barbuda
- Antigua ve Barbuda’nın yatırım yoluyla vatandaşlık programı görece düşük yatırım tutarı ve işlem hızıyla öne çıkıyor.
- Programa başvuru için gerekli güncel asgari bağış tutarı 230.000 ABD doları. Yine hükümet onaylı bir projeden en az 300.000 ABD doları tutarında gayrimenkul satın alarak vatandaşlığa başvuru imkânı var. Aynı zamanda işletme yatırımı yoluyla, yani bir iş kurarak ya da mevcut bir işe ortak olarak programa başvurmak mümkün.
- Program aynı zamanda başvuru süreçlerinin en hızlı sonuçlandığı seçeneklerden birisi olarak biliniyor. Başvuru sürelerini takip eden veri platformlarının da doğruladığı üzere ülkede vatandaşlık onay süreci genelde üç ya da dört ayda tamamlanıyor.
Dominika
- Resmî veri tabanlarına göre Dominik Cumhuriyeti, Bahamalar gibi Karayip bölgesinin ekonomik açıdan en büyük ülkeleriyle arasında bir uçurum olan Dominika’nın nominal gayrisafi yurtiçi hasılası 1.000.000.000 ABD doların altında. Ancak bu ekonomik küçüklüğüne rağmen ülkenin yatırım yoluyla vatandaşlık programı bazı küresel notlandırma kuruluşlarının listelerinde üst sıralarda yer alıyor.
- Bazı yatırım göçü sektörü kuruluşlarının ülkeler arası karşılaştırmalarında “en düşük yatırım bedeline sahip ülke” olarak değerlendirilmesine rağmen, Dominika’nın sunduğu yatırım yoluyla vatandaşlık programındaki ek maliyetlere dikkat etmekte fayda var. Tek başvuran için yatırım miktarı diğer Karayip ülkelerine göre daha az olsa da sürece eş ve çocuklar eklendiğinde maliyet artmakta, bölgenin genel seviyesine ulaşmaktadır.
- Tek başvuru sahibi için güncel asgari bağış tutarı 200.000 ABD dolarıdır. Programa başvurmak için hükümet onaylı projelerden gayrimenkul alımı ve iş yatırımı gibi diğer seçenekler de mevcuttur.
- Dominika, güncel kaynaklara göre İranlı başvuru sahipleri için yatırım karşılığı vatandaşlık başvurularını hâlâ kabul eden başlıca Karayip ülkesi. Diğer ada ülkeleri ya İran vatandaşlarını reddediyor ya da çok sıkı ve dar koşullara bağlı olarak kabul ediyor. Bu değerlendirmelerde çok sayıda başvurunun belirli bir ülkeden gelmesinin bankacılık veya vize süreçlerindeki olası etkileri ile pasaportun gelecekteki vize serbestliği gibi unsurlar öne çıkıyor.
Mısır
- Kendi pasaportlarıyla uluslararası hizmet almakta veya seyahat etmekte zorluk yaşayan Yemen, Pakistan ve Filistin gibi ülke vatandaşlarının yoğun ilgi gösterdiği yatırım yoluyla Mısır vatandaşlığı programı aynı zamanda Ortadoğu’da iş ilişkileri bulunan yatırımcılara da hitap ediyor.
- Mısır pasaportunun Karayip programlarında olmayan bir avantajı da Nijerya’ya vizesiz erişim sağlaması. Bu özelliği, Nijerya pazarıyla ticari ilişkisi olan yatırımcılar nezdinde ayırt edici bir faktör olarak görülüyor.
- Ülkenin banka kayıtları ve gelir belgeleri konusundaki görece esnek tavrının ve finansal hareketliliğe izin veren bir yaklaşımının olmasının da bazı yatırımcıları cezbettiği belirtiliyor.
- Doğrudan devlet fonuna 250.000 ABD doları tutarında bir bağış (geri ödemesiz katkı) yaparak Mısır vatandaşlığına başvurmak mümkün. Gayrimenkul yatırımı yönteminde asgari tutar 300.000 ABD doları olarak belirleniyor. Aynı zamanda Mısır’daki bir bankaya 500.000 ABD doları tutarında parayı belirli bir süre tutmak üzere park etme, ülkede yeni bir şirket kurma veya mevcut bir şirkete sermaye ortağı olma seçenekleri de mevcut.
Ürdün
- Ürdün’ün yatırım yoluyla vatandaşlık programı pasif bir yatırım aracı olmaktan ziyade iş insanlarına odaklı bir çerçeveye sahip. En az 150 kişilik yerel istihdam şartı öngören program, bu özelliğinden de anlaşılacağı üzere aktif bir işletme yöneten sanayicileri ve büyük ölçekli girişimcileri hedefliyor.
- Program kapsamında ülkenin başkenti Amman dışındaki bölgelerde yapılacak yatırımlar için alt limit 750.000 ABD doları olarak belirlenmiştir. Bu tutar Amman’da 1.000.000 ABD dolarına çıkmaktadır.
- Yatırımların bir kısmının Merkez Bankası üzerinden (faizsiz bloke gibi geçmiş seçenekler) veya borsadaki enerji devleri üzerinden yapılması öngörülmektedir.
Vanuatu
- Uzun bir dönem Okyanusya bölgesinde yatırım yoluyla vatandaşlık programı sunan tek ülke konumundaki Vanuatu, yaklaşık 130.000 ABD dolar yatırım limitiyle görece düşük maliyetli bir seçenek olarak beliriyor. Ancak güvenlik zafiyetine dair haberleden dolayı program çok tercih edilen seçenekler arasında yer almıyor.
- Avrupa Birliği Komisyonu 2022 yılında aldığı bir kararla Vanuatu vatandaşlarının Schengen bölgesindeki ülkelere vizesiz erişim hakkını ve 180 günlük bir dilimde 90 gün kalmasını düzenleyen anlaşmayı kısmen askıya aldı. Vanuatu pasaportunun cazibesini büyük oranda düşüren bu kararın ardında programın güvenlik ve denetimiyle ilgili endişeler yer alıyordu. Komisyon aynı tarihte hazırladığı raporda Vanuatu’nun bu programı kapsamında Interpol listesinde bulunan kişilere vatandaşlık verildiğini, hızlı işlem süreçlerinden dolayı başvuruların ayrıntılı bir şekilde incelenmediğini, 2017 ile 2020 arasında sadece bir başvurunun reddedildiğini belirtmişti.


